Belki duymuşsunuzdur, duymadıysanız da hemen test edin hiçbir kağıt 7 den fazla üst üste katlamaz. Fakat bu videodaki abla ve ekibi bunu çürütüyor, ve futbol sahası gibi ince bir kağıdı tam 11 e katlıyor!
Sadece bir fotoğraf aslında; bir kitapta anlatılacak bir şeyi sadece bir kareye sığdıran bir fotoğraf…
Bir tas yemek, o yemeğe bakış, benim her hangi bir şeye sahip olduğumda hissetmediğim bir mutluluk…
Bir fakülte bitirmek, bir işe sahip olmak, bir eve bir arabaya sahip olmak veya sadece sağlıklı olmak yetersizmidirki o kadının hissiettiğini hissetmek için…
Annenin babanın sağ olması, ailenin etrafında olması seninle sevinip seninle üzülmesi yetersizmidirki o kadının hissiettiğini hissetmek için…
Bir kezde olsa aşık olmussan hayatta, hissetmissen içinde azda olsa, dünya daha bir güzel gelmişse sana bunlardamı yetersizdi o kadının hissiettiğini hissetmek için…
Sadece bir fotoğraf işte, sahip olduklarımın bir tas yemek etmediğini gösteren bir fotoğraf, sahip olduklarıma o değeri vermediğimi gösteren bir fotoğraf, sadece bir fotoğraf işte…
Kim şanslı merak ediyorum, o hissi içinde hissedenmi yoksa benmi?
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
Dostum sözünü söylediğimde biz kardeş değilmiyiz lan! diyecek olan kardeşlerime ve tüm yakın arkadaşlarıma gelsin bu şiir! Teşekkürler, büyüyorum sizinle…
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın…
“Nereden çıktın bu vakitte” dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında;
“Gözünün dilini” bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı…
Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin.
Kucaklamalı seni güvenli kolları,
…dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı…
En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz…
Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli.
Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli.
Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin, “hak ettim” diyebilmelisin.
Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi…
Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş…
Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin.
Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş…
* * *
(daha fazla…)