Bu fikir İzTv izlerken doğdu, arkadaşlarla espiriyle karışık adalara gitme muhabbetine hep girerdik. Ama Santorini ile ilgili belgeseli izleyince bu istek tavan yaptı. O kadar ki hadi kalkın gidelim noktasındaydı. Fakat vize-pasaport problemi birden yüzümüze çarptı
Hani hep deriz ya ah şu adalar bizim olsaydı (veya kaptırmasaydık). Bence bizim olmamalıydı, eğer bizim olsaydı eminim bu adada eşşekler gezerdi. Ama birde şu mimariye ve üzelliklere bakın. Neyse ben daha fazla uzatmadan Santorini ile ilgili bilgileri paylaşayım… Buradan itibaren verilen bilgiler web ten topladığım bilgilerden ibaret;

Santorini adası, bir yanardağın çökmesi sonucu oluşmuş. Çökme esnasında bir parçasının direnmesi sonucu ayakta kalabilmiş. Dağ avantajından dolayı da pek bir yüksek, yanardağ kalıntısı olmasından doayı da hilal gibi.
Santorini’ye nasıl gidilir?
Uçak ve feribot ile: Marmaris’ten Rodos’a (1 saatlik feribot), Rodos’tan Santorini’ye de kalkan uçaklar (planör/pırpır/Vecihi uçakları’nı andıran) var. Ya da aktarmalı bir şekilde Atina-Santorini yapabilirsiniz. Yunanistan, hava ve deniz taşımacılığında oldukça gelişmiş. Hemen hemen her adada bir havaalanı var. Her adadan da gün içinde -özellikle yazın- farklı adalara taşımacılık yapılıyor.
Gemi ile: Gemi ile düzenlenen turlar var. Adaya günü birlik geziler düzenleniyor, bunlarda da Schengen vizesi talep edilmiyor. Gemilerin demirlediği yerden, teleferik ya da eşekle adaya çıkılıyor.
You must be logged in to post a comment.