Viewing Category  »  Sinema
11 Eylül 2010 Seboist64 Yazdı, Sinema

Sonunda izledim elhamdülillah :D Memento, Prestige ve Dark Night’ı yapan zeka küpü Christoper Nolan’ın bu filmini uızun süredir bekliyordum. Acayip bi pozitif önyargı da oluşmuştu tabi. Nitekim beklediğim gibi de çıktı. Filmde gerçeklik, rüya, psikoloji, bilinçaltı, Newton fiziği, kimya, uyuşturucular… Tek kelimeyle harikaydı. Özellikle rüya ve gerçeklik arasındaki zaman farkı daha önceden de dikkatimi çeken birşeydi. Bir ara Lustral seyahat işini de araştırmıştım. Kısacası film benim listemde de tüm zamanlar en iyiler koltuğuna oturdu. Filmden alıntılar yapıp tartışmak vardı ama neyse, spoiler vermeyelim. :)

Bu da filmden geldiğim gece evde bardakla çektiğim bir fotoğraf, etkilenmenin böylesi :) ;

17 Şubat 2010 Sinema

Filmi neresinden, hangi çekici tarafından anlatsam bilmiyorum. Uzakdoğu ve Dövüş sanatları filmlerinden haz almazdım ta ki IP MAN’a kadar. Çünkü görsellliğin ötesinde dramatik, duygusal ve onur konuları üzerine yoğunlaşan bir film. Film ilk dakikalarından itibaren IP Hocanın stiline aşık ediyor, daha sonra bu dostluk ve onurla birleşip tam bir başyapıta dönüşüyor. Burdan sonrası -SPOILER- ‘a girer daha fazla anlatmak istemiyorum. İster konuyu sevin ister nefret edin, isterseniz hiç işim olmaz diyin ama mutlaka bu filmi izleyin Top listenizde yer alacağından eminim. Nitekim IMDB Puanı da takdire şayan ve 8 üzeri puana sahip.

İyi seyirler…

Bu arada ek bilgi vermek gerekirse film True Story yani gerçek bir öyküden uyarlama, ha bu gerçek öykü de öyle basit bir hayat değil, bir direnişin ilk kıvılcımı, IP hoca Bruce LEE gibi yıldızların hocası…

26 Aralık 2009 Seboist64 Yazdı, Sinema

Yoğun istek üzerine…  İzlediğim filmler arasından en iyileri kendimce sıraladım…

Tam liste yazının devamında…

Yada bilgisayarınıza listeyi indirebilirsiniz…

Buradan!

En iyi Film seçimlerim ise şurada Yeni!!!

divx

(daha fazla…)

18 Aralık 2009 Sinema

Önce size filmin kısa özeti;

hain-traitor-2008

Gizli karşı casusluk faaliyetlerinin ihanet dolu dünyasında geçen, uluslararası bir gerilim filmi olan Hain’de, seçkin bir FBI ajanı korkunç bir komploya dair gizli bilgileri elinde bulunduran, Amerikalı kaçak bir askerin peşinde üç kıtayı kat eder…
FBI ajanı Roy Clayton (Guy Pearce) tehlikeli bir uluslararası komploya yönelik soruşturmayı yürütürken, bütün ipuçları eski bir ABD Özel Harekât subayı olan Samir Horn’a (Don Cheadle) işaret ediyormuş gibi görünür. Karmaşık uluslararası ilişkiler ağına sahip, gizemli bir kişi olan Horn, önemli bir harekât gerçekleşirken ortaya çıkıp, yetkililer onu sorgulayamadan ortadan kaybolmayı iyi beceren biridir.
Soruşturmayla ilgilenen kurumlararası tim, kendine ait bir gündemi varmış gibi görünen, kural tanımayan, deneyimli bir CIA yüklenicisi olan Carter’la (Jeff Daniels) ve FBI ajanı Max Archer’la (Neal McDonough) buluşur.
Soruşturma timi Yemen, Nice ve Londra’daki yasadışı eylemleri Horn’la ilişkilendirir ama bir yığın çelişkili kanıt ortaya çıkar ve Clayton’ı hedefinin muhalif ve eski bir askerin mi, yoksa çok daha karmaşık bir şey mi olduğu konusunda kendini sorgulamaya iter…
Gerçeği gün ışığına çıkarmayı kafasına koyan Clayton, gizemli eski asker sırlardan ve yalanlardan kurulu bir dünyanın içine daldıkça, bütün dünyada Horn’un izini sürer.

(Alıntı)

Filmin ilgi çekici yönü ise; son yıllardaki müslüman=terörist karalamasının hangi süreçlerde geliştiği ve bunu gerçekleştirenlerin kimin komutasında olduğunu anlatması. Ve filmde bu karalamayı aydınlatmaya çalışan bir kahramanın öyküsü anlatılıyor. Ve objektife yakın bir biçimde yazılmış hikaye, Holywood sektörünün klişeleşmiş İslama bakış fikirlerini değiştireceğe benziyor. Burası filmin hissedilen en güzel yanı, cık, daha fazla anlatmam , izleyin ve görün. Müthiş bir film. IMDB deki oyu 7.1 ama benden rahat bir 8,5 alır. Pişman olmayacağınız  Seboist64 tavsiyelerinden.

IMDB =>> http://www.imdb.com/title/tt0988047/

25 Ağustos 2009 Sinema

Cem Yılmaz’ın yeni filmi
” Yahşi Batı ” 8 Ocak 2010′da vizyonda!

Yahşi Batı - seboist64

Aziz Bey, yani Cem Yılmaz ile Lemi Bey (Ozan Güven), 19. yüzyılın sonlarında padişah tarafından görevlendirilerek Amerika’ya giderler. Yanlarına da hediye olarak verilmek üzere çok değerli bir elmas taş ve yüksek miktarda para vardır. İkili Amerika’ya varınca, gidecekleri menzil için bir posta arabasına binerler. Bilindiği gibi Vahşi Batı’da posta arabaları haydutlar tarafından hep soyulur. İşte Lemi Bey ile Aziz Bey de bu kaçınılmaz sona uğrarlar. Önce ellerinden elmas taş gider. Sonra da paralarını kaptırırlar. İşte film de asıl bu noktada başlar.

İki Osmanlı, kaptırdıkları parayı tekrar toparlamak için ödül avcılığı yaparlar. Tabii çeşitli cinliklerle. Gördükleri ’Wanted’ ilanlarını kendilerine uyarlayıp, sırasıyla aranan haydutların yerine geçer ve ödül avcılığıyla para kazanmaya çalışırlar. Biri haydut olur, diğeri onu yakalar. Tabii başlarına her defasında binbir olay gelir.

KOLA BİLE ÜRETTİ

Bir defasında da Calamity Janevari, kadın silahşör rolünü canlandıran Demet Evgar ile karşılarlar. Tam canlarından olacakken Aziz Bey (Cem Yılmaz) birbirinden komikliklerle aslında ödül avcısı olduklarını, Lemi Bey’in (Ozan Güven) haydut olmadığını, ikisinin de Osmanlı olduğunu anlatmaya çalışır. Bir süre sonra temiz yollardan helaliyle para kazanma yollarına girerler. Hacivat-Karagöz oynatarak para kazanmaya çalışırlar. Bu da yetmeyince Osmanlı’nın meşhur macununu yapıp, satarlar. Hatta Aziz Bey (Cem Yılmaz) Osmanlı Türk’ü olarak ilk kolayı üretir ve şıra ibriklerinde bunu satmaya başlar.

Filmin ayrıntıları ve yakında çıkacak olan Fragmanı için;

Yahşi Batı

25 Temmuz 2009 Esti öyle işte..., Sinema

Selamünaleyküm değerli blog.  Şimdiye kadar duyduğumda yadırgadığım bir davranışta bir filme ağlamak olayıdır. Şuana kadar hiçbir filmde ağlama eylemini gösteremedim ama galiba sorun bende, ne bileyim ne de olsa o bir yapım, bu kadar. Bir film çok kolay bir şekilde duygu sömürüsüyle veya acı bir olayı pat diye göstererek insanı duygulandırabilir, hatta ağlatır. Ama bunda ne sanat ne de bir drama vardır.

Ama sonunda bu dediğim basit yolları kullanmadan duyguyu aktarabilen bir film izledim. Ve itiraf edeyim o eylemi gerçekleştirdim. Evet filmin son 15-20 dk sı gözlerde nem vardı :)

Gerçekten mükemmel bir drama ve izleyiciye doğal haliyle aktarılmış bir hikaye. KESİNLİKLE İZLEMENİZİ TAVSİYE Edebileceğim bir film. Neyse şimdi benim yorumları bir kenara bırakıp size film hakkında bilgi vereyim.


A Moment to Remember

a_moment_toremember_1(Türkçeye hangi isimle çevrildi bilmiyorum ama türkçesi : “Hatırlanacak bir anı” galiba)

Orjinal isim ( İndirme ve torrentçiler için) :  Nae meorisokui jiwoogae

Yapım Yılı: 2004

Bir kore filmi, tanıdık bir oyuncu bulamadım.

IMDB Puanı gayet takdire şayan : 8,2

Imdb Link: http://www.imdb.com/title/tt0428870/

Şuradan online izleyebilirsniz :http://www.filmseyret.net/nae-meorisokui-jiwoogae-a-moment-to-remember-izle.html

Ama tavsiyem DivX veya DVD formatında izlemeniz. Ben TR altyazı ile izledim ama Türkçe dublaj bu filme daha iyi gider çünkü malum adamların dilleri biraz sert :)

Filmin konusu hakkınbda kısa bilgi: (Tamamen başka sitelerden (ç)alıntı)

İnsan beyni bazen öyle şeyleri unutur ve öyle şeyleri hatırlar ki, buna şaşırıp kalırız bazen.Mesela an gelir dedenizin ismini, hatta babanızın ismini bile unutabilirsiniz. Anlık hafıza kayıpları insanı çaresizliğe de düşürebilir.
Beyinin hala nasıl çalıştığını tam olarak çözememiş insanoğlu, nasıl durabildiğini de anlayamamıştır.
İşte, konusunu aşktan ve anılardan-hafızadan alan, A moment to remember – Hatırlanacak Bir Anı, kendisi de birkaç filme konu olmakla birlikte türünün en iyi örneklerinden.

(daha fazla…)